TRT, Darwin teorisini bitirdi! Yıllardır Darwin'i savunan TRT, Koelakant türü balığın Endonezya açıklarında değişmeksizin görülmesini evrim teorisinin çöküşü olarak niteledi
İSTANBUL - - Yıllardır insanın maymun soyundan geldiğini söyleyen Darwin'in savunuculuğunu yapan TRT, Koelakant türü balığın Endonezya açıklarında değişmeksizin görülmesini evrim teorisinin çöküşü olarak niteledi.
Vakit gazetesinde yer verilen habere göre, Japon araştırmacıların Endonezya açıklarında görüntülediği ve 400 milyon yıldır hiçbir değişikliğe uğramadığı tespit edilen balık, evrim teorisini çökertti. Endonezya'da suyun 161 metre altında görülen 31,5 santimetre uzunluğunda olan ve yavru olduğu tahmin edilen balık, bu defa 20 dakika boyunca da görüntülendi. Araştırmacılar yeni doğduğu sanılan balığı görüntülemek için denizaltında uzaktan kumanda edilen bir cihaz kullandı.
Evrimciler, 70 milyon yıl önce neslinin tükendiği zannedilen Koelakant türü balığın görüntülenmesiyle büyük bir şok yaşarken, TRT de haberinde “Darwin'in evrim teorisine inananlar yüzyıllardır canlıların yaradılış dışında farklı şekillerde meydana geldiğini öne sürüyorlar. Bu teze göre insanoğlu suda yaşayan tek hücreli bir canlıdan evrilerek bu çok gelişmiş yapıya büründü. Evrim teorisinin gerçeği ifade etmediği bugüne kadar pek çok örnekle ispatlandı” ifadelerini kullandı.
Latimeria Balığı: "Evrimcilere Meydan Okuyor"
Latimeria Balığı, Mezozoik zaman, Trias dönemi, 400 milyon yaşında.
Koelakant(Latimeria balığı), balıklar alemi içinde bir devdir. Kendine has özellikleri onu çok ender bulunan ve sıradışı bir balık haline getirmiştir. Bugün okyanuslarda bulunan en inanılmaz balıklardan birisidir. Bilim adamları, milyonlarca yıl önce Koelakant'ın neslinin tükendiğine inanıyorlardı. Ve bir gün Koelakant keşfedildi. Tam olarak 1938'de. Keşfedildiğinde canlıydı ve oldukça de iyi gözüküyordu. Bana sorarsanız bu buluş, evrimcilerin suratına atılan sert bir tokattır.
Koelakant, loblu yüzgeçleri olan, büyük gövdesi, iskeleti tarafından desteklenen bir balıktır. Koelakant büyüklüğü bakımından eşsizdir. Soyu tükenmekte olan balıklar arasında, bugüne kadar bulunan tek örnektir. Tarih boyunca Koelakant'ın soyunun tükendiği düşünüldü ancak bir mucize meydana geldi ve bunca yıl sonra evrimin, büyük bir hileden başka bir şey olmadığını ispatlamak için geri geldi.
Bugünlerde bulunabilecek ortalama bir Koelakant'ın ağırlığı 80 kg'dır. Boyları 2 metreyi bulmaktadır. Bana sorarsanız bunlar gerçek birer canavar. Görüldüğü bir çok doğal ortamda, dişileri, erkeklerden daha büyük. Hiçbir zaman, Allah neden bu şekilde yaratmış anlayamadım. Bilim adamları, kulak kemiklerindeki gelişim halkalarına bakarak, bu hayvanların yaşlarının 100 yıl kadar olduğunu tahmin ediyorlar.
Genelde okyanusun derin sularında, yaklaşık 700 metrede yaşarlar. Ancak daha sığ sularda, 90 metrede de bulunmuştur. Çok güzel mavi renkte olabilirler. Aynı zamanda kahverengi olanları da vardır. Hint okyanusunda, küçük koloniler halinde bulunabilirler. Bu balıklar, gündüz veya ay ışığının olduğu gecelerde yakalanamazlar. Çünkü ışığa oldukça hassas gözleri vardır.
Koelakant, neredeyse önüne gelen her şeyi yer. Bu balıkların, metabolizmalarını yavaşlatarak; okyanusun engin derinlerinde kış uykusuna yattıkları düşünülmektedir. Bu durum, diğer balıklar ölürlerken; Koelakant'ın nasıl yaşamaya devam ettiğini açıklayabilir.
Koelakant, 14-22 °C'deki çok soğuk sularda yaşar. Soğuk su, kanlarına yeterli miktarda oksijen almalarını sağlar. Bu nedenle genelde derin sularda yaşarlar. Yumurta bırakmazlar, dişileri doğum yapar. Bir seferde, 5 ila 25 arası yavru bırakır. Bu küçük yavrular, doğumdan sonra kendilerine bakmak konusunda çok yeteneklidirler. Bilim adamları, emin olmamakla birlikte 20 yaşına kadar cinsel olarak olgunlaşamadıklarını söylüyorlar. Bu da sayılarının artmamasının bir nedeni olabilir.
Kaynak: Claudia Miclaus, "Coelacanth, A Fossil that Lives", buzzle.com, Çev. Ayhan Demirpehlivan,
Bu haber 269 defa okunmuştur.