İstanbul Oyu Ve Ötesi

İstanbul seçim iptali

Hangi açıdan bakılacağına bakılmaksızın, hiç kimse Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul’da ki büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerini tekrar etme kararının siyasal olmayan bir karar olduğunu söyleyemez.

Özellikle, eğer yüksek kurul, “vasıfsız oy sandığı” nın İstanbul’un tekrar oylamasının bahanesi olarak gösterildiği üç yerel belediye başkanlığı bölgesi için bile tekrar oy vermemeye karar verdiyse, siyasi bir karar değil, saf bir mesele veya yasadır.

Her durumda seçim kurulunun siyasi olmayan bir karar vermesini beklemek bu ülkedeki mevcut şartlar altında garipti.

Sosyal medyada paylaşılan bir kadın: “Tuhaf bir durum var. Bir kadın üçüz doğurdu. Kocası, onun ikisinin babası olduğunu kabul etti, ancak üçüncüsünün başka birisinin çocuğu gerektiğini söyledi” durum şuan aynen böyle.

İyi bir açıklama yapması durumunda, İstanbul belediye başkanlığı seçimlerinin temyiz seçiminin itirazını reddetmesi daha iyi bir açıklama olabilir mi? 31 Mart oyu “memur olmayan, uygunsuz seçim kabini insanları” tarafından yapıldığı için tekrarlanmasına karar verildi. Aynı oy pusulasında aynı kişiler tarafından oylanan en az üç oy pusulası vardı: Yerel belediye başkanları yerel meclisler ve şehir meclis üyeleri. Eğer biri geçerli değilse, aynı oy sandıklarının diğer sonuçları nasıl geçerli olabilir??

Tabii ki, yasalar gereğince bağlayıcıdır ve  itiraz mümkün değildir. Ancak açık bir vicdan sahibi olan herhangi biri, başkanlık yargıcı ve 11 üyeli kurulun diğer üç üyesinin aksine, bu kararın siyasi olmadığını söyleyebilir mi?

Öte yandan kıdemli bir gazeteci, seçim kurulunun kontamine kararına karşı görüşlerini ifade edenlere karşı bir köşe yazısı yazdı. Ana muhalefette ki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İyi Parti ve hatta Kürt yanlısı Halk Demokrasi Partisi’nin (HDP) bir ittifakını anlayabileceğini, ancak Saadet Partisinin tam olarak nasıl geldiğini kavrayamadığını söyledi. iktidarda ki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) aynı tabanı İmamoğlu’nu yeniden desteklemeye karar verdi. Ayrıca, AKP’nin üç kurucusundan biri olan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün seçim kurulunun kararını aleni olarak nasıl karara varabileceğini anlama konusunda sorunlarla karşılaştığını söyledi. Muhtemelen kısa bir süre içinde eski başbakan Ahmet Davutoğlu ve diğer bazı kişilerin, AKP ile yollarını ayırma ve yeni bir merkez sağ ya da muhafazakar parti kurma çabalarının İmamoğlu’nu desteklemeye karar verebileceklerini söyledi.

Ancak, yüzde 60’ından fazla muhafazakar seçmene sahip bir ülkede, AKP’nin politikalarına yönelik tek mücadelenin AKP’den veya politik yelpazenin muhafazakar yanından gelebileceği bir sır değil.

 

http://www.hurriyetdailynews.com/opinion/yusuf-kanli/istanbul-vote-and-beyond-143268

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir